h1

sonsöz ya da artik sessizlik zamani

Temmuz 8, 2008

12 gün sonra iki yasini dolduracakti bu blog.
ama bir noktadan sonra bunun da hic bir önemi yok.

kendimi gelistirmek ve birseyleri paylasmak amaciyla actigim bu blogun gidisati, hele ki son zamanlardaki, hic hosuma gitmiyor. bunun, birseyleri tadinda birakmak - ki aslinda bunu hic beceremem, ya cok abartirim ya da hevesimi erkence almis olup o isi vaktinden önce yarim bir sekilde birakirim- namina yapildigini düsünün. ya da artik kendimi gelistiremiyecegimi ve paylasacak seylerimin kalmadigini da düsünebilirsiniz. siz bilirsiniz.

karamsarlikla baktigim su dünyada (schopenhauer de kimmis?!), benim ufacik ve koskoca dünyamda, ne cok sey degisti de, karamsarligim öyle kalakaldi. esasinda sormak lazim: karamsar oldugum icin mi dünyam su an böyle, yoksa dünyam böyle oldugu icin mi karamsar kaldim? bu soruya da cevap arayacak gücüm yok. elimde olsa, soru isareti denen seyi de kaldiracagim ya bu dünyadan. uzaya füzeyle firlatacagim mesela. bunu felsefe okuyan (okumak?) biri söylüyor, ne celiski dimi? bir de erguvani demisti, kimin sözüydü hatirlamiyorum ama, büyük ruhlar büyük celiskiler tasir demisti. öyle midir dersiniz? (bak bir soru daha, delircem! aaa!)

bakmayin böyle garip ve delice seyler yazdigima. bu bloga her zaman isteyerek yazdim. icimden geldigi gibi yazdim hep. severek yazdim. deli olmayi da sevdim galiba. iyi mi ettim kötü mü ettim, onu da bilmiyorum aslinda. bilmediklerimin bir listesini yapabilmek istiyorum ya bazen. sonra o listeyi yirtip atabilmek. hic birini yapmiyorum. hersey hayalde kaliyor.

bu blog artik ömrünü tüketti. sözlerimin bittiginden degil. bilakis icimde onca sözün birikmesinden kaynaklaniyor hersey. bir noktadan sonra söz paylasilmadigi zaman degerli oluyor. schweigen ist gold demis ya almanlar, susmak altindandir demisiz ya biz. oysa altini da hic sevmem. taktigim tek altin bilezigi annemin zoruyla taktim. kücüktüm o zamanlar. köye gitmistik bir de. köyün bütün kizlari bilezigime hayran kalmisti. aa, takabilirmiyim? ne güzel bilezik vs. vs. nefret etmistim o bilezikten. bir daha da takmadim galiba.

12 gün sonra iki yasini dolduracakti bu blog.
ama artik bunun da hic bir önemi yok.
bosverin. takmayin. c’est la vie.

dua ile,
Allaha emanet ederek,
hakkinizi helal etmenizi dileyerek,

karamsarligini hic bir zaman birakmayacagi gibi
umudunu da hic bir zaman yitirmeyecek olan
sina

h1

Beni sahiplenenlere mektubumdur

Temmuz 5, 2008

Her insanin hayatinda sahiplendigi ve sahiplenmedigi seyler vardir: esyalar, fikirler, duygular, düsünceler, mekanlar, zamanlar ve insanlar. Ben her degilim, ama insanim. Sahiplenmeyi, cokca sahiplenenleri sahiplenmek istemedim hic bir zaman. Malini mülkünü sahiplenen zengini, parasizligini sahiplenen fakiri, bildigini sahiplenen hocayi, bilmedigini sahiplenen talebeyi. Sahiplenmek bana her zaman, sahiplenilen seyin sahibi olmadigi iddiasinda bulunmak veya gercek sahibin sahiplenen kisi oldugu düsüncesiyle hareket etmek gibi gelmistir nedense. Yedigi asi sahiplenen insan o asin sahibi yok sanmistir sanki. Oysa herseyin sahibi Allahtir, hic bir sey sahipsiz degildir. Yenilen as ise nasibe düsen riziktir. Dünyayi cogu kez böyle anladim, böyle anlamak istedim belki de, onu sahiplenmekten korkarak. Sahiplendiklerime gelince; simdiye dek neleri sahiplendigimi sayabilecek kadar kuvvetli degil hafizam. Ama doktorlugu sahiplemistim bir aralar, hatirliyorum. Elyazisi okunaksiz, uyku düzeni bozuk, ailesiyle ilgilenecek vakti bulamayan o insanlardan biri olmam gerektigini düsünürdüm bir zamanlar. Oysa elyazim simde de okunaksiz, uyku düzenim simdi de bozuk, ailemle simdi de ilgilenmiyorum. Neyse.

Sahiplendiklerim bununla kisitli degil elbette. Dilimi, aslimi ve vatanimi da sahiplendim. Dogdugum topraklari sahiplendigim gibi, büyüdügüm mahalleyi de sahiplendim. Ben Türkiyede dogdum, Almanyada büyüdüm. Kürdüm.

Her insanin hayatinda sahiplendigi ve sahiplenmedigi seyler vardir. Ve her insanin, kendi hayatininin merkezine koydugu kavramlar vardir. Kimi icin bu paradir, kimi icin kariyer, bir digeri icin tanridir, baskasi icin sanat, bir baskasi icin akla gelmeyecek baska bir seydir. Bir esya, bir fikir, bir duygu, bir düsünce, bir mekan, bir zaman veya bir insan. Benim hayat eksenimde her zaman iki kavram vardi, hala da öyle: ilim ve ask. Esasinda iki kavram demek ne kadar dogru, onu da düsünmüyor degilim. Zira birbirine baglidir bu iki kavram, etraflarinda hayatimi döndürdügüm. Asksiz ilim, ilim degildi benim icin, kuru bir bilgiydi sadece. Ilimsiz askin ise bir tarafi hep eksikti. Ve Allah bu iki kavramin birlesmesiyle meydana gelirdi benim icin.

Insanlar zaman icinde, yasadiklari ve yasamadiklari, yasamak isteyipte yasayamadiklari, yasamayi istemeyipte yasamak zorunda kaldigi hayat dilimleri ile gelisir. Insan olmanin bedelini öder belki de. Ve degisir. Ben de degistim. Birseylerin bedelini ödüyorum, gelismeyi umarak. Sahiplendiklerim, sahiplenmediklerim, sahiplenipte sahip olamadiklarim, sahiplenmeyipte sahip olduklarim oldu hayatimda. Tüm bu karmasanin sancisini cekerken, insan olmanin acisini cekerken yani, bir noktadan sonra hic bir seyi sahiplenmemek cazip geldi bana. Sonuc olarak ters düz ettigim bir hayatin ortasinda buldum kendimi. Ama ben insan kaldim, yine degistim. Sahiplendiklerim ve sahilenmediklerimle bildim kendimi. Bildikce cehaletimi de bildim. Bu sürecle ilgili icinde bulundugum su ana bir isim vermek isterken su kaniya vardim nihayetinde: Ben artik Allah’tan baska hic ama hic bir seyi sahiplenmek istemiyorum. Ne alacagim diplomayi, ne cevremdeki insanlari, ne de geceyarilari yastigima akan gözyaslarini. Bundan sonra hayatima giren ve girmeyen, giripte cikan veya cikmayan herseyi ve herkesi “nasibime ve kismetime düsenler” olarak tanimlamak istiyorum. Bunu yapabilmekten henüz cok uzak bir vaziyette, bu istegin ve tanimlamanin bir yerde yanlis oldugunun da bilincindeyim, merak etmeyin. Evladini sahiplenmeyen anne, vatanini sahiplenmeyen insan, kitabini sahiplenmeyen kul kayiptir, yitiktir. Müslüman kaybolmamalidir ama. Her zaman var olmalidir. Ama sanirim su anki derdim de biraz bununla ilgil: kaybolmak istiyorum. Sahiplenme ve sahiplenmeme konusundaki dengesizligimi hosgörün. Farz edin ki, ben beles ciklet veren, bunu rizkinin zekati olarak gören güleryüzlü bakkal amcalardan kalma eski ve pasli ama elektriksiz calisan bir teraziyim. Ve farz edin ki, dengeyi bulmak biraz vaktimizi alacak.

Söylemis miydim? Ilimle askin yanina bir de sabri koymayi ögrendim. Sabretmeyi ögrenme yolunda ilerlemeye calisan biri olarak, sabir ocaginda pismeden yasayamiyacagimi bildim. Hic bir iddiam yok. Ilim, ask ve sabir sahibi oldugumu söylemedim. Ne haddime. Sadece sahiplendim. Bedelini seve seve ödeyerek. Pismanligini hic bir zaman yasamadan. Ve evet, bununla gurur duyuyorum. Oysa ben gururumu da bir noktadan sonra sahiplenmek istemiyorum.

Ve biliyorum, beni sevdigi icin beni sahiplenen insanlari, ailemi ve arkadaslarimi, cokca üzdüm, üzüyorum. Kendimi sahiplenmekten vazgectigim icin, benim icin üzüldüler, üzülmekteler. Ama hayatta sahiplendiginiz herseyin bir bedeli vardir. Madem ki ben ilmi, aski ve sabri sahiplenme cüretinde bulundum, o halde sikayet etmeden aciyi, yalnizligi, disaridaki sessizligi ve icimdeki gürültüyü de sahiplenmeliyim. Sahiplenen seyler arasinda cok degerli olanlarindan degilim. Fakat madem ki sahiplenilebiliyorum, beni sahiplenmenin de ufak bir bedeli olmali, öyle degil mi? Onu da beni seven ve üzdügüm insanlar ödüyor. Dua ediyorum onlara. Yapabildigim tek sey bu..

Ve bir gün pasli bir terazi olarak dengeyi bulmayi basarirsam, Allah bunu bana nasip ederse yani, bunu onlarin dualarina borclu oldugumu da bilecegim.

h1

sistem disiyim

Temmuz 3, 2008

bir hollywood filmindeydi. hatirliyorum. hatta basrölünü charly sheen oynuyordu. onu da hatirliyorum. sucsuz yere hapse atilan bir mahkumu oynuyordu. hapishaneden firar eden. polisten kacan. ve bin bir türlü belaya bulasan. avukatinin ona söyledigi bir söz vardi. onu da hatirliyorum: “sistemin disina cikarsan seni mahvederler. cikma, oksa. “

ben sistemi hic bir zaman oksayamadim. istemedim. ve hep disinda kaldim. mahvediliyorum da. sistemin disinda kalan herkes gibi yani. su an oldugu gibi mesela. disaridan bakildiginda, kendi kendimi mahvediyorum. bunu iddia edenlerin sayisi az degil. ama bunu iddia etmelerinin bir tek sebebi var: onlar sistemin icinde ve onlar gibi icinde olmayanlari kabul etmiyorlar.

ben sistemi hic bir zaman oksayamadim.
istemedim.
ve bu yüzden
istenilmedim.

kafkaya sorun, o bilir.

h1

Cocuktum ve hayallerim vardi

Temmuz 2, 2008

Rilke’nin en sevdigim siirlerinden.. Türkce tercümesini bulamadim. Rilkeyi tercüme edebilecek mertebeye gelmedim. Bir gün gelirmiyim, bilmiyorum. Rivayet odur ki, tanidigim bir arkadas sirf Rilke’nin siirlerini anlamak icin almanca ögrenmek istemis. Ve ögrendi.
Ögrenilmeli.

Ich war ein Kind und träumte viel
und hatte noch nicht Mai;
da trug ein Mann sein Seitenspiel
an unserm Hof vorbei.
Da hab ich bange aufgeschaut:
“O Mutter, lass mich frei…”
Bei seiner Laute erstem Laut
brach etwas mir entzwei.

Ich wusste, eh sein Sang begann:
Es wird mein Leben sein.
Sing nicht, sing nicht, du fremder Mann:
Es wird mein Leben sein.
Du singst mein Glück und meine Müh,
mein Lied singst du und dann:
mein Schicksal singst du viel zu früh,
so dass ich, wie ich blüh und blüh, -
es nie mehr leben kann.

Er sang. Und dann verklang sein Schritt, -
er musste weiterziehn;
und sang mein Leid, das ich nie litt,
und sang mein Glück, das mir entglitt,
und nahm mich mit und nahm mich mit -
und keiner weiß wohin…

Rainer Maria Rilke

Aus: Frühe Gedichte (Mädchen-Gestalten)

h1

susmak istiyorum, biraz da haykirmak

Temmuz 2, 2008

ben bunu anlamiyorum. safligima verin, naparsaniz yapin.
ama herseyin ardinda bir artniyet olmasa bile niyet aramalar.
igreniyorum insanlardan.

ve sonra icimdeki bu nefret ve öfkeyle, dünyada yasiyor olmanin igrencligini icimde yasayarak, dersimin  basina oturup kafami oraya vermem gerekiyor. yapamiyorum ama.
sinifta kalirsam, bunu hepimiz tamamen icimdeki nefret ve öfkeye borcluyuz tamam mi. nerden geldigini bilmedigimiz. yoksa inanin, sinifta kalmak icin gerizekali ve tembel olmak gerekmiyor. dünyadan ve insanlardan yorulmus olmak kafi.

h1

istisare

Temmuz 1, 2008

Sina sagt:

sa

sina sagt:

naber

senemović sagt:

aleykumselam

senemović sagt:

iyi diyelim iyi olalim

senemović sagt:

eigtl eher schlecht (hamd olsun her halimize diyo ordabizim kiz, dimi snm? :P)

senemović sagt:

hab kaum was für meine hausarbeit gemacht (dönem ödevimi yazmak icin can atiyordum taaam mi ama felek bizi hep ayirdi, ah felek niye kiydin bize?)

Sina sagt:

ergu ist am tel (senle msn üzerinden konusurken elimde bir de ergu var, yani seyy telefon var, hatta erguda da bir telefon var, sizin de telefonunuz var mi : P)

senemović sagt:

und die abgabefrist ist vor eindarthalbstunden überschritten worden (hocalar diger ögrenciler ödevlerini benden önce versinler diye son tarih olarak 30 haziran demisler)

Sina sagt:

diyo ki

Sina sagt:

bir günden ne cikar

Sina sagt:

bi de diyo ki

Sina sagt:

n. b. ile ilgilendigini söylersen hocaya

Sina sagt:

drückt sie ein auge zu (sana kiyak yapar)

senemović sagt:

ya ben de öyle dicem herhalde

senemović sagt:

: )

Sina sagt:

de

senemović sagt:

gerci bugun okula gittim, baktim j. dogru durust yapmamis, bi seyler yazmaya calisiyo, h. de ayni sekilde

senemović sagt:

vicdanimi rahatlatti essekler

senemović sagt:

yoksa bitirmistim :D

Sina sagt:

deli

Sina sagt:

:)

Sina sagt:

eine frage (soru sorcam birazdan haberin olsun)

Sina sagt:

biz erguyla bu yaz b.da staj yapmayi düsünüyoruz

Sina sagt:

ne dersin

senemović sagt:

b. da staj olanagi yok ki malesef

senemović sagt:

herkes kafasina buyruk calisiyo orda

senemović sagt:

yani hocalar kendi kendilerine

senemović sagt:

ya bi hocaya direk basvurun onun yaninda staj yapmak icin

senemović sagt:

önceki cümlenin ya´sini düsürüyorum, baska ya yok cünkü :)

Sina sagt:

dergi cikariyorlar ya

senemović sagt:

hee, o zaman direk dergiye basvurun

senemović sagt:

ein versuch wird es bestimmt wert sein (görelim mevlam neylerin almancasi : D)

senemović sagt:

derginin editörüne yazin direk

senemović sagt:

f. a.idi, ama o askere gitti, simdi kim yapiyo bilmiyom bi bakarsiniz netten

Sina i sagt:

hahaha

Sina sagt:

Manyak :D

senemović sagt:

olmadi, eger arzu ederseniz kanal x icin yardimci olabilirim herhalde

Sina sagt:

adamin askere gittigini bile biliyon :D

Sina sagt:

eveet

Sina sagt:

o da olur

senemović sagt:

adamla askere gitmeden bi hafta önce görüsmüstüm ondan

senemović sagt:

bi bakin, if not dergi then kanal x

senemović sagt:

i. da tavsiye ederim cogzell istanbul geziyonuz

Sina sagt:

: )

Sina sagt:

e. nasil olur?

senemović sagt:

manyak ötesi olur

Sina sagt:

dimi?

senemović sagt:

manyagin felaket ötesinde bisiy olur

senemović sagt:

: )

Sina sagt:

ya ama iki kisi birden alirlar mi?

Sina sagt:

üff

Sina sagt:

hem de üsküdardaymis

Sina sagt:

hemen simdi mail atiyom

Sina sagt:

ne yazsam?

senemović sagt:

nerde ögrenci oldugundan bahset

senemović sagt:

mecburi staj programinin oldugundan

senemović sagt:

ve orada staj yapma imkaninin olup olmayacagindan

Sina sagt:

dat wär so cool (almalari icin dua et, almazlarsa senden bilirim)

senemović sagt:

i. demin sakaydi yanniz, gercekten tavsiye etmem :D

Sina sagt:

:)

Sina sagt:

erguya dedim

Sina sagt:

kiz neee dedi

Sina sagt:

kizi pek korkutmussun galiba

Sina sagt:

hahaha

senemović sagt:

: )))

(on dakika sonra, hayir dakilarai saymadim, ama aksini ispat edemiyeceginiz icin inanin gitsin, olmaz mi)

Sina sagt:

yolluyoruuum

Sina sagt:

:)

Sina sagt:

uff heyecanlandim

Sina sagt:

besmele cek :D

senemović sagt:

hayirli olsun canim benim

Sina sagt:

a. dergisine de yazdim

Sina sagt:

mannnn inshallah e. alir

senemović sagt:

:)

senemović sagt:

insallah

Sina sagt:

o.enstitüsüne baktim

Sina sagt:

die wollen 6 monate vorher ne bewerbung (adamlar alti ay önceden basvuru istiyorlarmis yane)

Sina sagt:

typisch deutsch (tipik alman davranisi demeye getiriyorum)

senemović sagt:

di mi, das dacht ich auch :) (bunu düsünen tek kisi ben degilmisim)

Sina sagt:

ihnen fehlt spontanität (adamlarda no spontanite)

senemović sagt:

und somit die farbe des lebens (ve no hayatin rengi)

senemović sagt:

neee danke du (bknz. ironik tesekkür)

Sina sagt:

hem tr ye gitmisken

Sina sagt:

tam türk bir yerde staj yapmali dimi

Sina sagt:

: P

senemović sagt:

:D

Sina sagt:

müzelerde nasil olur?

Sina sagt:

da können wir den dt turisten führungen anbieten (almanlari cok sevdigimizden onlara türkiyenin güzelliklerini göstermekle yanip tutusuyoruz, onu diyorum : P)

Sina sagt:

hahaha

senemović sagt:

basörtüyle müzeye almazlar ama

Sina sagt:

kamusal alan mi?

Sina sagt:

:D

senemović sagt:

enternasyonal kumsal alan

senemović sagt:

turistler de var ondan :D

Sina sagt:

hmm

Sina sagt:

k. dergisine de yazsam mi?

senemović sagt:

yaz

(…)

Sina sagt:

http://www.bhjcbhyhj.tr/index,155@2100.html

Sina sagt:

bu mu linki?

senemović sagt:

evet

Sina sagt:

yazma nedenim ne?

Sina sagt:

istek

öneri

Sina sagt:

sikayet

Sina sagt:

yardim

Sina sagt:

?

Sina sagt:

: D

senemović sagt:

bence sikayet, neden beni staja cagirmiyonuz ki diye

senemović sagt:

:D

Sina sagt:

hahaha

Sina sagt:

: )

Sina sagt:

dimi

Sina sagt:

öneri de olabilir aslinda

Sina sagt:

beni stajer olarak almanizi öneriyorum diye

senemović sagt:

kesinlikle

senemović sagt:

benden daha iyisini bulamazsiniz diye de bi öneride bulunabilirsin

Sina sagt:

:D

Sina sagt:

kesin alirlar dimi

senemović sagt:

kesin

Sina sagt:

:)

Sina sagt:

ey als anrede (adamlara nasil hitap etsem yahu)

Sina sagt:

merhaba is doch zu doof (merhaba desem mi, snm bisey de, karar veremiyorum, aaaa)

oder?

senemović sagt:

degil

Sina sagt:

merhaba sayin bay ve bayanlar

Sina sagt:

?

Sina sagt:

bu da cok mu resmi

senemović sagt:

yok sadece merhaba

(. . . )

Sina sagt:

baska nereye yazsam?

senemović sagt:

p gazetesine

senemović sagt:

q gazetesine

(vs vs böyle bissürü sey saydi bizim kiz)

Sina sagt:

aferin kiz sana :)

Sina sagt:

iyi fikirlerin var

senemović sagt:

süperim kizim ben

Sina sagt:

walla he

Sina sagt:

gecen erguyla konustuk

Sina sagt:

cuma günü eve dönerken

Sina sagt:

du bist eine die richtig gut kontakte knüpfen kann (acayip sosyalsin kizim sen)

Sina sagt:

süper bi özellik yani

senemović sagt:

size kalsaydi, tanismazdik bile, hepsi benim marifetim

senemović sagt:

: )))

senemović sagt:

:D

senemović sagt:

sizinle tanismazdik yani

Sina sagt:

haha

Sina sagt:

naalaaaka

Sina sagt:

: )

Sina sagt:

benim karmizmama dayanamaz yine bana gelirdin

Sina sagt:

:P

senemović sagt:

o ayri

(..)

Sina sagt:

baksana yaw

Sina sagt:

x gazetesinin iletisim adresi yok?

Sina sagt:

ok buldum

senemović sagt:

tuhaf tuhaf stajyerler yazmasin diye kaldirmislar

senemović sagt:

: )))

Sina sagt:

: ))

Sina sagt:

hicte bilene

Sina sagt:

sina gelip bizde staj yapsin diye

Sina sagt:

künye altinda kocaman kocaman yazmislar

Sina sagt:

rahatlikla görim diye

Sina sagt:

tamam ben bulamadim o ayri

Sina sagt:

: P

(sonra bahis okuldan acilir, bildik seyler)

Sina sagt:

ich hab insg. 4 hausarbeiten (dört tane dönem ödevim var yasasin :P)

Sina sagt:

birini haftaya vermeliyim

Sina sagt:

frans.

senemović sagt:

uff

senemović sagt:

Allah yardimcin olsun

Sina  sagt:

digerleri bis ende sept (digerleri=digerleri, bis ende sept= eylülün sonuna kadar)

senemović sagt:

insallah

Sina sagt:

amin ecmain

senemović sagt:

tr´de yazabilcen mi?

Sina sagt:

iste bir an önce yazip istanbulu gezmek ehem seyy yani staj yapmak istiyorum

Sina sagt:

:P

senemović sagt:

tasin degidigini zannediyosan cok yaniliyosun bayan

Sina sagt:

anlayamadim

senemović sagt:

nihahahahahah

senemović sagt:

istanbulu gezmek ehem staj yapmak gibi kinayeli bi laf ettün de

senemović sagt:

ondan

Sina sagt:

hahaha

Sina sagt:

:D

senemović sagt:

hic uzerime alinmadim diyourm

Sina sagt:

hahaha

Sina sagt:

atmadim ki

Sina sagt:

yani degmiycekti ki

Sina sagt:

sen gocundun

Sina sagt:

!

senemović sagt:

temenni de bulundun o zaman

Sina sagt:

nihahaha :D

senemović sagt:

:)

senemović sagt:

kendi stajinla ilgili

Sina sagt:

hast dich selbst verraten (kendi kendini ele verdin sekerim)

senemović sagt:

heheeeheheeh

senemović sagt:

na und (nollmus yaanee?)

Sina sagt:

valla o aklima gelmemsiti

senemović sagt:

ich hab in istanbul viel gezmek wenig staj gemacht (ben var istanbulda cok gezmek az staj yapmak)

senemović sagt:

na und

Sina sagt:

bundan iyisi

Sina sagt:

samda kayisi

Sina sagt:

dimi?

Sina agt:

:D

senemović sagt:

kesinlikle

Sina sagt:

ülen var ya

Sina sagt:

ne yalanciyim ha

Sina sagt:

x dergisine yaziyorum

Sina sagt:

ilgiyle takip ettgimiz derginizde..

Sina sagt:

diyorum

Sina sagt:

y dergisine yaziyorum

Sina sagt:

begeniyle takip ettigimiz derginiz

Sina sagt:

diyorum

senemović sagt:

: )))

Sina sagt:

simdi a gazetesine yazcam

Sina sagt:

aahaha

senemović sagt:

eminim onu da cok buyuk bir ilgi ve begeniyle takip ediyosundur

senemović sagt:

aaa sey yaz bi de

Sina sagt:

: )))

senemović sagt:

bende cok etkili bi seydi o

senemović sagt:

almanyada yasadigim ve tr ile olan baglarimi her anlamda güclendirmek istedigim icin, gazetenizde staj yapip vs vs

Sina sagt:

aa süper fikir

senemović sagt:

yani yazik ben gurbetic cocccuuuuyum, beni alin edebiyati

Sina sagt:

ahahaha

Sina sagt:

firsatci seniii

senemović sagt:

birach ya

senemović sagt:

ama, benim cidden böyle bir niyetim vardi

senemović sagt:

ki senin ya da ergunun da niyeti farkli degil

senemović sagt:

das ist nicht gelogen (biz iyi kizlariz, yalan söylemeyiz)

senemović sendete 01.07.2008 03:09:

hocam, ben kactim

Sina sagt:

ok

Sina sagt:

Schatz ist es ok (izin alma nezaketinde bulunuyorum burda : P)

senemović sendete 01.07.2008 03:10:

kafam fena halde bulandi

Sina sagt:

wenn ich einen teil dieses dialogs im blog veröffentliche (bu sohbetimizi siz sevgili okurlarimizla paylasmak icin nazikmisim gibi yapiyorum yane)

senemović sagt:

ne halin varsa gör, cok uykuluyum, naparsan yap banane (gördügünüz gibi bizim kiz da gayet nazik bir cevap veriyor : P)

Sina sagt:

:D

Sina sagt:

okkii

Sina sagt:

sansür yapcam

Sina sagt:

:D

senemović sagt:

:)

h1

and the moon is the only light

Haziran 30, 2008

Tanri, yetenek ve huylari cömert bir sekilde dagitirken ben pek mütevazi davranip “ben yirmime kadar caliskan ve azimli olayim, bana yeter” demisim galiba. Evet evet, ders yapma konusundaki isteksizlik ve gayretsizlik durumumun aciklamasi bu olsa gerek. Ah evet simdi cok pismanim, ama neye yarar?

Sonra Allah yine de nasip ediyor, saci ile elbisesi garip ama güzel bir sekilde renk bakimindan uyumlu olan fransizca hocam elime üzerinde “iyi” yazan bir sinav kagidi veriyor mesela, ve ister istemez söyle düsünüyor insan: Calissam kim bilir..

Böyle olsaydi, söyle olurdu. Yok efendim, söyle olsaydi kim bilir nasil olurdu. Ah keske söyle olsaydi da bilmem ne bilmem ne. Vesaire vesaire.

Bilin bakalim bu düsünceler sinav kagidinin üzerindeki notu degistiriyor mu? Gözlerimi simsiki kapayip, “allam lütfen tekrar actigimda orada pekiyi yazsin lütfen allam lütfen lütfen lütfen lüften!” diye dua edip, tekrar actigimda orada bir 1,0 görmeyi inanin ben de cok isterdim.

Bir de su sarki var, güzel, her ne kadar müzigi özellikle sonuna dogru biraz yesilcamimsi olsa da.

Bu versiyonu da biraz hollywoodumsu mu sanki?

John Lennon da bulasmis bu ise, ama cok kizarak söylüyor, emreder gibi, ne öyle.

Pööf, bi kere de bisey begen be kizim!

h1

bozuk plak

Haziran 28, 2008

ve hep basa dönmek. yol alindigini sanarak. birseylerin asildigini. sonra bunun bir sanilgidan ibaret oldugunu anlamak.

insanlar yeni seyler tüketirken, cocuklar yeni kavramlar kullanirken, babalar yeni arabalar alirken, annler yeni yemek tarifleri denerken, ben hep ayni gözyaslarini akitiyorum.

bozuk plak gibiyim.

h1

bir de sadaka-i cariye vardi, dünyaya anlam kazandiran

Haziran 28, 2008

Az önce ögrendim.

Allah rahmet eylesin..

h1

merhametsiz

Haziran 28, 2008

insanlar beni yoruyor. Eger Allah yorulan bir varlik olsaydi, kim bilir
ne cok yormus olurduk O’nu.
Allah cok merhametli.

Belki de tüm sorun bende: Belki de merhametimi kaybettim.
Kendime ve baskalarina karsi.
Insana karsi.
Bilmiyorum.

Tek bildigim sey, insanlarin beni yordugu.
Ve ben de bir insanim. Yoruyorum.
Kendimi ve baskalarini.

Onlar da mi merhametsiz?…